Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2020 Tüm hakları saklıdır

Vasil Levski ve ardından bize bıraktığı miras

Photo: БГНЕС

Özgürlük havarisi Vasil Levski “Tarih benim yaptıklarımı başkasının adına yazmayacaktır” diyor. Kahramanca ölümünün ardından tam 147 yıl tamamlandığı bu gün Levski’nin sözleri hala gerçekliğini koruyor, yapmış olduğu kahramanlıklar ise her bir Bulgarın kalbinde taşıdığı kahramanlar panteonunda özel yer alıyor.

“Vasil Levski” Tek Bulgar Komitesi Başkanı Vasil Vasilev “Onun ardında bıraktığı mirasların ne olduğuna bakacak olursak onları rahatlıkla ulusal “Kutsal Kitabımız” olarak tanımlayabiliriz” diyor ve şöyle devam ediyor:

“Vasil Levski’nin mektupları ve notlarından oluşan bu miraslarda yaşadığı çağa göre çok gelişmiş olan bir ruhun Bulgaristan’da olması gereken ve bunu nasıl yapabileceğimizi görmüş olması olağan dışı bir şey. Tam da bu nedenle Levski’nin bize bıraktığı mirasa dayanmamız lazım, çünkü vatanımızın çağdaş standartlara göre tekrar inşa ettiğimiz bu zamanda bu tek dayanağımızdır.” Vasil Levski'nin kişisel not defteri, 1871-1872.Ancak uyanış sadece Levski’nin yazışmalarında yer alan tavsiyelerin en azından bir kısmını uygularsak ve iyi insanlar olursak mümkün olabilir. Vasil Levski, Eflak’lı zengin bir Bulgar’a 1871’de şunları yazıyor: “Her şey ortak kuvvetimize bağlıdır”. 1872’de ise devrimci Lüben Karavelov’a şunları yazdığını görüyoruz: “İnancına ve ırkına bakmaksızın, herkesle kardeş olmak”.

Vasil Levski’nin ölümünün ardında geçen her yıl tutuklanması ve Bulgaristan’da kurduğu devrimci komitelerin faaliyetleri hakkında yeni gerçekler ortaya çıkıyor. Şöyle ki, Osmanlı devletinin Levski’nin tutuklanmasından önce ne tür faaliyetle uğraştığını bilmediği tezi yalanlandı. Karlovo’da “Vasil Levski” Ulusal Müzesi’nden Dora Çauşeva’nın sözlerine göre Osmanlı devleti Vasil Levski’nin ne ile uğraştığını 22 Eylül 1872’de komiteciler için silah ve diğer ihtiyaçları satın almak için Arabakonak hırsızlık girişiminden çok önce bildiğini söylüyor. Arabakonak devlet kasasında vergilerden toplanan 1250 Türk Lirası bulunuyormuş.

Vasil Levski’nin tutuklanmasından sonra kendisine karşı açılan dava ve ölümünün tam tarihi ile ilgili mit hala açıklığa kavuşturulmuş değil. Vasil Levski’nin asıldığı tarih hem toplumda hem de akademik çevreler arasında tartışma konusu olmaya devam ediyor.


Vasil Vasilev anlatıyor: “Tarihlerdeki geçişme Gregoryen takviminden Juliyanus takvimine geçerken hesaplamalarda yapılan bir yanlıştan dolayı meydana geliyor. Tarihçilere göre tam gün 18 Şubat, ancak bütün toplum bunu 19 Şubat olarak kabul ediyor ve bence Vasil Levski 19 Şubat’ta anılmalı, çünkü toplum bu tarihi Özgürlük Kahramanı’nın ölüm tarihi olarak kabullenmiş. Tarihi gerçek birdir, ancak gelenekler devam etmiş ve insanlar Vasil Levski’yi 19 Şubat’ta anıyorlar. Ancak 18 Şubat’ta anma toplantıları, konferanslar gibi farklı etkinlikler de yapılıyor. Vasil Levski’nin doğduğu şehir Karlovo’da olduğu gibi, bazı yerlerde iki gün de anılıyor.”

18 Temmuz 1837’de dünyaya gelen Vasil İvanov Kunçev, er veya geç Bulgarların özgürlüğünü kazanması için verdiği mücadelenin hayatına mal olacağını biliyor ve bilerek de kendini bu davaya adıyor. Buna, “daha 1861’de kendisini vatanına adamış olduğu” sözleri şahitlik ediyor. Ölümüne kadar vatana hizmet ve halk iradesi için çalışmak için kendisini vatanına adamıştır Levski.

Vasil Levski şuna inanıyormuş “Bulgaristan’daki bütün milletlerin Tanrı’nın insana vermiş olduğu gibi temiz ve kutsal yasalar altında yaşayacaklar. Türküne de, Yahudisine de ve başka herkese Bulgar’a geçerli kanunlar geçerli olacaktır. Bizim Bulgaristan’ımızda böyle olacak!”

Çeviri: Özlem Tefikova

Fotoğraflar: BGNES

Kategorideki diğer yazılar

Çepintsi camisi

Cuma öğleden sonra

Mübarek Ramazan ayının müjdeicisi, üç ayların ortası olan Şaban ayının 15. gecesi kültürümüzde Beraat Gecesi veya Beraat Kandili olarak bilinmektedir. Peygamber Efendimizin Şaban-ı şerife ayrı bir önem verdiği malumdur. Bununla birlikte bu ayın 15...

Eklenme 03.04.2020 16:43

Bulgaristan’dan mozaik ikon Nasıra’ya hediye

İsrail’in Nasıra şehrine “Cebrail’in çiçeği” ve Meryem Ana'nın Tanrı'nın Oğlu'nu doğurmak için seçildiği haberi aldığı “Blagoveştenie” “Müjde”nin şehri diyorlar. Eskiden Yusuf ve Meryem orada yaşamış,Kutsal Aile Mısır’daki sürgünden dönünce, İsa..

Eklenme 28.03.2020 09:00
Plovdiv, İmaret camii

Cuma öğleden sonra

İslâm kültüründeki mübarek üç ayların ikincisi Şaban ayıdır. Bu mübarek ayın adı, Arapçada “hayra götüren dağ patikası” anlamına gelen bir kelimeden türemiştir. Peygamber Efendimizin övgülerine konu olan bu ayın saygınlığını ifade etmek üzere..

Eklenme 27.03.2020 16:33